DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
ALTIN 504,359
BIST 1112,37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 18°C
Sağanak Yağışlı

Mustafa Pehlivanoğlu'nun annesi oğluna temiz çamaşır getirdi, idam edildiğini öğrendi

28.02.2019
A+
A-

28 Şubat post-modern darbesinin üzerinden 21 yıl geçti. “28 Şubat gerekirse bin yıl sürecek” açıklaması hala hafızalardan silinmezken, 21 yıl sonra mahkeme süreci “darbe” olarak niteledi ve 21 kişi müebbet hapse çarptırıldı. Birçok askerin ihraç edildiği dönemin mağdurlarından Tabip Hasan Hüseyin Uludağ, o dönemde yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı.

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkan Yardımcısı Uludağ, 28 Şubat’ın darbeci damarın bir devamı olduğunu kaydetti. 1960 ve 80 darbesinden sonra 28 Şubat cuntasının yönetimin sivillere teslim edilmeden önce oluşturulduğunu belirten Uludağ, aktif faaliyetlerin 1980’lerin ortasında başladığını, 90’larda fişlemeler ve TSK’dan ayırma eylemlerinin başladığını ifade etti. Uludağ, “Ticaret hayatına, sanayi hayatına, eğitim hayatına, başörtülü üniversiteli gençlerin okullara alınmamasına, Milli Eğitim’deki öğretmenlerin ve kamudaki diğer devlet memurlarının tasfiyesine kadar bir dizi eylem gerçekleştirilmiştir” dedi. Uludağ, hedefin Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti olduğunu aktardı.

“Müebbet alan 21 kişi Türkiye’de tasnif edilmeli”

21 kişinin müebbet hapis cezasına çarptırılmasını da değerlendiren Uludağ, bundan memnun olmadıklarını belirterek, “Biz Türkiye’nin sürekli önünü kesen, gelişmesini engelleyen, sosyal huzuru bozan, güven ortamını bozan insanların artık Türkiye’den tasfiyesini istiyoruz. Darbeci damarın bir daha geri gelmeyecek şekilde TSK’dan ve zihinlerden kazınması için mücadele ediyoruz” dedi.

Eşinin tesettürlü olmasından dolayı TSK’dan ihraç edildiğini anlatan Uludağ, fişlendiklerini söyledi. “Eşimizin hangi okulda öğretmen veya çocuklarımızın hangi okulda okuduğu gibi tüm bilgilerimiz istendi” diyen Uludağ, kendilerine karşı koyan bir grubun olmasını istemediklerini aktardı.

“TGRT’de Mehmetçik programını izlerdik her hafta”

REKLAM ALANI 8

Sürecin ailevi olarak etkilerini dile getiren Uludağ, ihraç edildikten sonra özellikle çocuklarının etkilendiğini ifade ederek, “Herkeste bir travma yaşandı. Çocuğumun şöyle söylediğini hatırlıyorum, ‘Baba ben bir daha askeri elbise giymeyeceğim.’ ‘Neden?’ dediğimde ‘Seni oradan attılar’ dedi. Biz onların milli manevi duyguları körelmesin diye o zamanlar TGRT’de ‘Mehmetçik’ programı olurdu, o programı açardık her hafta seyrettirirdik ki çocuklarımızda böyle bir travma etkisi olmasın diye” diye konuştu.

Bir arkadaşının anısını da paylaşan Uludağ, arkadaşının eşinin kanser hastası olduğunu belirtti. Ankara GATA’da kanser tedavisi görürken kadının o şekilde hastaneden çıkarıldığını aktaran Uludağ, “Arkadaşımı ihraç ettiler, aynı anda o haliyle eşini taburcu ettiler. Bir hafta sonra o hanımefendi evinde vefat etti. Böyle travmalar yaşandı” dedi.

“Pehlivanoğlu’nun annesini görüşe almadılar, rahmetliyi idam ettiler”

1980 ve öncesinde yapılan idamları da hatırlatan Uludağ, elma ile armudu ayırır gibi sağ ve soldan insanların hayatına son verildiğini dile getirdi. 14 yaşındaki çocukların yaşı büyütülerek idam edildiğini anımsatan Uludağ, “Bir ara benim ağabeyim de içerideydi, ülkücü sanıklar arasında. Onu ziyarete gittiğimde yanımızda sürekli bir teyze geliyordu elinde poşetiyle. Bu teyze Mustafa Pehlivanoğlu’nun annesiydi. Bir salı günüydü, gittik yine beraber otobüsle Mamak 4. Kolordu’nun kapısından alıp bizi içeri götürdüler. Teyzeyi görüşe almadılar. Teyze elinde poşetiyle (muhtemelen çamaşır vardı) geri döndü, gözlerinden yaşlar akıyordu. Ertesi gün haberlerde dinledim ki rahmetliyi idam etmişler. Bu kadar merhametsizlik olabilir mi” diye konuştu.  

Yağmur Yıldız – Burak Altun
 

REKLAM ALANI 5
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.